19 Kasım 2008
->

Ya bu soğuklardan mıdır nedir, hiç olmazdı daha önce böyle, dudaklarım kurudu pıtır pıtır. Nasıl kötü oldu. Ki ben günde birçok kez sürerim dudak nemlendiricimi. Bir tuhaf oldu anlayamadım neden, ilk defa oluyor. Heyooo, bu arada sevdiceğim Miller Music World dj kategorisinde ilk 3 finalist içinde, girin bir bakın bakayım. Corbin Corbin. Corbin ne gerçi ama öyle oluverdi işte, umarız ismiyle anons edilecek. Kongırıcıleyşıns sevdiceğim. Şimdi biz kendi mevzumuza bakalım. Sonunda kış tam anlamıyla geldi, bu saatten sonra da gitmez gibi geliyor bana kolay kolay. Böyle soğuk kış akşamlarında evde oturup tv izlemek benim en sevdiğim aktivite esasen. Ben tam bir ev kuşu oldum çıktım. Mısırını patlatacaksın, kolanı çikolatanı alacaksın yanına, ohh. Fakat hep de evde oturulmuyor be anacım. İnsan arada bir çıkmak dolaşmak, bir yerlere gidip kurtlarını dökmek istiyor. Bende bu kurtlarını dökme isteği olarak ortaya çıkmıyor. Onu çoğunluk adına söyledim. Ben genelde cicilerimi giyebilmek için dışarı çıkmak istiyorum :). Yeni kombinasyonlar yapıyorum öyle kalıyor. Evde mi giyeceğim yani. Neyse işte, öyle ya da böyle arada bir bir yerlere gitmek gerekiyor. Misal haftaya Corc’un bu Miler Music World final gecesi var oraya gideceğiz. Orada ne giyeceğiz? Ben de hem kendime yardımcı olmak hem de sizlere yeni fikirler kazandırmak adına bir kombinasyon yaptım. Kıyafet seçimleriniz ve kombinelerinizde klişeleşmiş bazı şeylere çok takılmamak gerekiyor herşeyden önce. Yeni fikirler dedik. Yok bu renkler bir arada giyilmez, yok üstü şişhane altı bilmemne. Geçmek lazım bunları. Yeniliklere açık olun. Herşeyi deneyin, yaratıcı olun stil konusunda. Çok güzel sonuçlar elde edersiniz. Herşeyden önce yanınızdakine benzemeyeceksiniz. Şahsen benim için en önemlisi bu. Mesela yukarıdaki kombinasyonu ele alacak olursak, annemin söyleyeceklerinden yola çıkacağım. “Bu yazlık bir elbise, bu havada giyilir mi, bir de altına siyah çorapla? gibi bir giriş yapardı anneciğim. Haklı olabilir. Ama yazlık kışlık, etek şort farketmiyor. Her halûkarda bacaklar açıkta kalıyor. Ondan neden kullanmayayım yani? Ayrıca siz yapın yorumunuzu abes mi durmuş? Tabiki durmamış. Gri-beyaz elbise çok şık. Hırka da muhteşem. Çanta Minnie’nin çantası bayıldım çok çok şeker, ModCloth‘dan. Sonra ayakkabıları Shoes‘dan buldum, Tommy Hilfiger. Kolye ve yüzük Plasticland‘ten sonracığıma ceket Manoush‘dan. Cekete ne desem bilmiyorum. Ceketle konu kapanıyor zaten. Serbest bırakın kendinizi, salaş olun. En güzeli..
Kategori: Babet, Ceket, Elbise, Hırka, Takı, Çanta, Çorap | Yorum yazılmamış »
06 Kasım 2008
->

Merhaba merhaba. Kısa bir ara verdim bloglara ne olur kusura bakmayın. Malum sabahtan akşama kadar okuldayım. Eve geliyorum yine ev ve okulla ilgili işler vaktimin çoğunu alıyor. Yorgun oluyordum kendimi tamamen verebileceğim bir zaman bulamadım bu ara. Bundan sonrasında böyle aralar olmamasına dikkat edeceğim. Mrs. Bip benim de kafamı dağıtıp rahatlamama çok yardımcı oluyor gerçekten. Hem de çok severek ilgileniyorum bildiğiniz gibi. Vallahi parça seçip birleştirmeyi özlemişim. Bildiğiniz üzere bir haftaya yakındır havaya yazdan kalma sıcaklıklar hakim. Pastırma sıcakları deniyor bu zamanda böyle havalara. Kolajdan da anlayacağınız üzere ben de bu havalara uygun olacak bir kombinasyon yapmaya çalıştım. Ne üşütecek ne de terletecek cinsten yani. Vazgeçilmez online butiğim ModCloth‘dan yine 2 parça var tabi ki; geometrik çizgiler ve renkler itibariyle retro bir hava barındıran elbise (like a fever dress) ve skinny kot (the fundamental skinny jean). ModCloth’un çizgisi tam benim çizgim gerçekten, bayılıyorum. Elbise $49.99 ve son 2 adet kalmış, ilgililere duyurulur. Kotun da fiyatı aynı. Bu sonbahar düz taban çizmeler çok revaçta bildiğiniz üzere. Etrafta taytlar ve skinny pantolonlar ile kombine edilmiş renk renk, dizde ve bilekte düz taban çizmeler görüyoruz. Ben seviyorum, bence modası hiç geçmiyor. Özellikle elbise altlarında çok şık durduğunu düşünüyorum. Ön kısmı yuvarlak gelen bir model seçtim, ki zaten ben sivri burunlu olanları beğenmiyorum hiç. Rengi kahverengi. Bu ara ben de kendime böyle birşey almak istediğimden Ebay‘de bakınıyorum hep, buna rast geldim. Türkiye’ye $29′lık kargo fiyatı dahil olmak üzere $56.99′a getirtebiliyorsunuz. Sonrasında sağ üstte görünen blazer var ki onu da aşırı beğendim. Nerede bulduğumu sorarsanız Forever21 derim ben de size, fiyatı da $39.99. Forever21 gerçekten çok iyi bir mağaza, çok kapsamlı ve stilini de beğeniyorum. Hem yeni olanı takip ediyor hem de yeniyi her yerde rastladığımız biçimlerin dışında sunuyor. Kanada’da bulunuyor burası. Fakat şöyle bir kötülüğü var ki Türkiye’ye gönderim yapmıyorlar maalesef. Benim de içimde kalıyor çoğu zaman bir çok şey gerçekten. “E o zaman neden koydun bunu buraya” diyeceksiniz bana. Benzer bir modele başka bir yerde rastlarsınız belki diye koydum, size rehberlik etsin diye. Çok da güzel bir blazer benim de moralim bozuluyor çoğu zaman. “Ama benim Kanada’da, Amerika’da yakınım var bana gönderir” diyorsanız pek hoş tabii. Forever21‘in fiyatları da çok uygun hiç durmayın yapın alışverişinizi derim size. Sonra şu bordo çanta var. Bu çantayı nerede görmüşüm hatırlamıyorum. Bir yerde görmüş beğenmiş atmışım çanta klasörüne. Çok sevdiğim bir modeldir. Düşündüğüm kombinasyona da cuk oturdu. “Ben böyle üşürüm ama” diyenleriniz varsa, kendi stillerine uygun, çok kalın olmayan bir bere ya da şal da ekleyebilirsiniz böyle bir kıyafete. Bu pastırma sıcaklarının son demleridir diye düşünüyorum. Ben sıcağı da pek sevmem bilirsiniz. Gerçi bugün hava serinlemişti, daha iyiceydi. Misal ben cumartesi günü bir okul projem ile ilgili olarak çekime çıkacağım arkadaşlarla. Benzer bir kıyafet sonrasında da bir aktivite düşünülürse çok uygun olabilir. Hem çalışırken rahat olurum diye düşünüyorum hem de herhangi başka bir durum için şık. Tabii havalar iyice bozup da kaban falan gerektirmez ise… Bir sonraki yazımda canım canım arkadaşımın fotoğraflarını paylaşmayı planlıyorum sizlerle. Bana modellik yapacak kendi stiliyle. Biliyorsunuz benim kendi dolabım diye bir bölümüm var fakat ben evde Mrs. Bip ile uğraşırken çoğu zaman yalnız oluyorum. Bu sebepten geçen bloglarda var olan fotoğrafların hem modeli hem fotoğrafçısı bendim. Çok başarılı fotoğraflar olduğunu söyleyemiyeceğim. İyi bir makineyle de çekmediğimden (kolay da olmadı ikisi bir arada), asıl vurgulanması gerekli olan kıyafetlerin belirgin olmadığını düşünüyorum. Bu sebepten artık benim dolabım bölümlerinde de fotoğraflarımı ben çekmeyeceğim. Organize olup ya Corc’a ya Sevcan’a çektirme kararı aldım. Zaten düşündüğümüz de böyleydi esasen fakat ben tez canlılık edip kendi kendime halletmeyi denedim. Sonuçtan da memnun kalmadım söylediğim gibi. Ay amma uzattım lafı yahu. Beğendiğinizi umuyorum seçtiğim parçaları. Her zaman söylediğim gibi illa internetten alışveriş yapmak zorunda değilsiniz. Benzer parçaları buralarda bulmanız da mümkün oluyor çoğu zaman. Kış da geldi bu yakınlarda bir sonbahar indirimi olacaktır. İhtiyacınız dışı gereksiz para harcamayın derim malum kriz. Şimdilik bu kadar. Yakın zamanda görüşürüz kavuşuruz.
Kategori: Blazer, Pantolon, Çanta, Çizme | Yorum yazılmamış »
16 Ekim 2008
Kategori: istisna | Yorum yazılmamış »
21 Eylül 2008

Sonunda hava tam istediğim hale büründü. Yağmur yağıyor, kapalı, serin. Böyle havalarda kendimi aşırı huzurlu hissediyorum. Yaptığım her iş keyif veriyor. Okulum açıldı, bu durumla ilgili de memnunum. Yazın işsizlikten güçsüzlükten çok sıkılmıştım. Kışın okul var, insanın bir uğraşı oluyor. Projeler, sınavlar derken insan meşgul oluyor. Daha iyi oluyor böylesi. Çok koşturmacalı, zor bir hafta oldu esasen. Havalardaki ani değişiklik beni de kötü etkiledi sanırım. Ne kadar hava durumundan memnun olsam da.. Zaten hastalanacağım gibi geliyordu. Dün akşam biraz rahatsızlandım ama şimdi iyiyim. Meteorolojinin beş günlük hava tahmini yağmur gösteriyor sürekli. Ben de bunun üzerine yağmurlu günlere uygun birşeyler seçeyim dedim. Tam yağmurluk denemez ama kumaşı ve tipi itibariyle yağmurlu ve serin günlere uygun bir mont seçtim. Rengi, duruşu çok güzel. Siyah çift taraflı düğmeler çok tatlı bir hava katmış monta. Delia’s‘da gördüm bu montu, Mackenzie montu olarak geçiyor ve $69.50. Mackenzie çizmeleri de mevcut. Beğenenler linkten göz atabilirler. Sonrasında yağmur çizmelerine Ebay‘de dolanırken rastladım. Hem sade hem de renkli puantiyeler sayesinde canlı bir stili olduğunu düşünüyorum. Montun altında da çok şık durdu. Çantaya hayran kaldım. Zaten Inretro‘nun çantaları bir harika oluyor. Bob Dylan baskılı bu deri çanta da yanlış hatırlamıyorsam £21.95 idi. Shipping çantaların gramajına göre belirleniyor. Başka modellerde de bir sürü çanta bulmanız münkün. Siteye bir bakmanızı şiddetle tavsiye ederim. Kırmızı şemsiyeyi ise Raindrops şemsiye mağazasında gördüm. Çok orjinal şemsiyeler oluyor burada çeşit çeşit. Bu sağlam ve kullanışlı bir şemsiye gibi göründü gözüme. Ayrıca tutma yerini kırmızı bir papağandan yapmışlar, çok sevimli cidden. Sanırım bu şemsiye de Kanada $40 idi. Böyle bir kıyafet ile dışarıda üşümeniz ya da yağmurdan etkilenmeniz söz konusu olmaz. Ayaklarınız ıslanmaz, üşütmezsiniz. Hem de gayet rahat gözüktüğünü düşünüyorum. Bir yağmurluğunuz yoksa en kısa zamanda bir tane edinmeye bakın. Mevsimin bu zamanlarında insanın çok ihtiyacı oluyor. Ayrıca yağmur çizmeleri için de aynı şeyi söyleyeceğim. Kışlık botlar da uygun olabilir belki ama havalar henüz o derece soğumadı. Ayakları sıkabilir kışlık çizme ve botlar. Yağmur çizmeleri bu tip havalarda aşırı kullanışlı oluyor. Bir kere kesinlikle su geçirmiyor ve bu gerçekten çok önemli. Diğer ayakkabılar mesela spor ayakkabılar hem kirleniyor hem de ayaklar ıslanıyor, üşüyor onların içinde. Bu sebepten bu aralar alışverişe çıkacak olan arkadaşlara sevimli bir yağmur çizmesi edinmelerini tavsiye edebilirim. Şöyle herşeyin altında güzel duracak bir tane. Eylül de bitti sayılır. Artık kışa yavaş yavaş merhaba demeli. Yehhuuu!
Haa, Sevcancığıma da teşekkürü borç bilirim
Kategori: Mont, Tavsiye, Çanta, Çizme, Şemsiye | Yorum yazılmamış »
17 Eylül 2008

Hellö. Bugünkü dersimizde alışveriş tüyolarından bahsedeceğiz. Ben size bu konudaki engin bilgilerimi aktarmaya çalışacağım. Böhüm böhüm. Yok yahu şaka. Ama en azından bana fayda sağladığını düşündüğüm şeylerden bahsetmeyi planlıyorum. Mesela sonbahar geldi sayılır. Bu aralar insanlar çoğunlukla havalar serinlemeye başladığında ihtiyaç duyulacak sonbahara uygun kıyafetleri kaldırdıkları yerden çıkartır. Ben bunu yaptım mesela. Sonbahar-kış sezonunda giymeyeceğim penye ve benzeri kıyafetlerimi de kaldırdım. Sonracığıma bütün dolabımı, şifonyerimi herşeyimi döktüm önüme. Neyi neyle giyerim, giymeyeceklerim var mı, terzilik işi olanlar var mı, ihtiyaçlarım var mı bunları bir bir belirledim. Bir eteğimi ve pantolonumu terziye verdim. Eteği çok severek almıştım ama boyunu uzun bulduğumdan hiç giymedim. Onun boyunu kısalttırdım. Sonra bir Levi’s engineered kotum vardı. Paçaları harap olmuştu. Biraz kısalttırıp daralttırdım paçalarını. Hatta Levi’s 2008 yaz kataloğunda görüp çok beğendiğim başka bir engineered modeline çok benzedi, cuk oturdu. Bu da beni nasıl memnun etti bilseniz. Ne diyordum? Ha, baktım işte ne ihtiyacım var bu sonbahar-kış için. Listeledim, pek bir ihtiyacım yokmuş onu gördüm. Bir kazak ve hırka beğendim onları ördüreceğimi söylemiştim. Sonra lacivert bir blazer istiyorum, istediğim şekilde bir tane cuma pazarında gördüm. Fakat o sıra üzerimde yeterli para yoktu alamadım. Siyah pofuduk bir bot ve yine koyu renk düz taban deri bir çizme istiyorum, bileğimin biraz üzerinde. Ama hemen alacağım pofuduk olan, diğeri pek acil değil. Siyah bir şapka istiyorum. Ama buralarda çok basit, ön kısmı uzun modeller gördüm. İstediğim gibi bulamadım, bulursam istiyorum işte. Başka ne vardı, heh bir de büyük ile orta arası bir deri çanta istiyorum. Afrodit‘te bir tane görmüştüm, gri. Bir de Inretro‘da kahverengi retro bir çanta var, harika. İkisinden biri olacak, bakalım. Bunlar dışında da acil bir ihtiyacım yok neyse ki. Hatta taşıyor dolaplara sığmıyor kıyafetler. Hepsini de severek giyiyorum. Nasıl mı? Şimdi oraya geliyorum. Bakmayın ben de önceden böyle değildim de zamanla oturuyor, insan öğreniyor nasıl alışveriş yapılacağını. Bir kere dolabımda ne var ne yok çok iyi biliyorum. Kendimi çok iyi biliyorum. Bu sebepten kıyafetlerim rahatça kombine edebiliyorum. Dolabımı iyi tanıdığım için alışverişe neye ihtiyaç duyduğumu ya da ne istediğimi bilerek çıkıyorum. Böyle yapmayan arkadaşların başına ne geldiğinden bahsedelim. Beğendikleri hemen hemen herşeyi alır bu arkadaşlar. Aldıklarının çoğunu sadece beğendikleri için alırlar. Nasıl veya neyle giyeceklerini bilemezler sonradan. Bu sebepten de çok efektif kullanamazlar. Tecrübe ettiğim şeylerden bahsediyorum Alışverişe ne istendiğini bilerek çıkmakta fayda var. Öyle gelişine çıkılırsa sonradan bu gibi sıkıntılar olabiliyor. Mesela benim takip ettiğim bazı blog siteleri vardır. Oralarda da kendi fikirlerimle kombine edebileğim yeni şeylere rastlayabiliyorum. Sonrasında kıyafetten çok daha önemli bir şey vardır ki o da aksesuar. Aksesuarlara kıyafetten daha çok para harcıyorum. Çünkü aksesuar çok basit, düz bir kıyafete bambaşka bir hava katabilir. Çok aşırıya kaçmamasının ve orjinal olmasının gerektiğini düşünüyorum. Ben seçim yaparken bunu baz alıyorum. Bu bahsettiğim blog sitelerinin de bana en çok şöyle faydası oluyor. Mesela unuttuğum bayağıdır giymediğim bir şey oluyor. Görüyorum orada mesela bir kombinasyonda kullanmışlar benzeri birşeyi, çok değişik, hoş olmuş. Aa diyorum benim böyle birşeyim vardı du bakayım. Derken yeni fikirler çıkıyor ortaya. Ay ben hasta olacağım galiba. Feci yağmur yağıyor dışarıda şu an. Sonunda.. Neyse konumuza dönecek olursak kısaca özetleyim nelere dikkat etsek iyi olurmuş? Dolabımızı iyi tanısak süper olurmuş. Sonra ne istediğimizi bilerek alışverişe çıkmamız da hayli önem taşıyan bir konu. Asla belli şeylerle sınırlamayın kendinizi. Pazardan da giyinin, ne bileyim küçücük ama şahane bir aksesuara tomarla para da verin. Kendi stilinizi yaratın. Hiç birşeyi denemeden almayın. Bu da çok önemli. Eve gelince hüsrana uğrama ihtimalinizi ortadan kaldırıyor. Kendinizi tanıyın, üzerinizde güzel durmayacak şeylere boş yere para vermeyin. Aksesuar gerçeğini kabul edin. Aksesuar çook ama çok önemli bir mevzudur. Beni dinleyin.
Bolca yağışlı bir gün bizi bekliyor. Herkes yağmurluklarını, yağmur çizmelerini çeksin bakalım. İşli işine, okullu okuluna. Kolaylar gelsin herkese.
Kategori: Tavsiye | Yorum yazılmamış »
10 Eylül 2008

Ben moru pek sevmem. Hiç bir kıyafetim yoktur bu renkte. E peki neden doldurdun mor bir dolu şeyi diye soracaksınız. Çok seveni var. Etrafta mor sevdalısı pek çok kişi var. Dengenin rengi falan denir. Beni bayıyor bilmiyorum, basit geliyor. Yalnız şu alt kısmı mor üstü siyah olan Isaac Mizrahi‘nin elbisesini çok beğendim. Böyle elbiselere bayılıyorum işte. Biraz kısa keseceğim zira yorgunum. Zaten hakkında yazacak pek birşey de yok bu sefer. Haydi bakalım.
Kategori: Blûz-Tunik, Bot, Elbise, Etek, Gözlük, Pantolon, Saat, Spor Ayakkabı, Tayt, Topuklu Ayakkabi, Çanta, Çorap, Şal, Şapka | 1 Yorum »
10 Eylül 2008

Marc Jacobs benim favori tasarımcım. Tasarımlarının farklı ve bilindik arasında çok ince bir çizgide olduğunu düşünüyorum. Uçuk değil fakat olağan hiç değil. Özellikle ”Marc by Marc Jacobs” tasarımlarını çok beğeniyorum, hep takip ederim kısacası. Sizlerle de Marc by Marc Jacobs 2008-2009 Sonbahar-Kış defilesi ile ilgili düşüncelerimi paylaşmak istedim. Kolajın alt kısmına en beğendiğim parçaları iliştirdim. Bu koleksiyonunda çokca geniş yakalı kısa elbiseler mevcut. Yukarıda deri bir elbise var, baca (ya da boru) yakalı elbise olarak geçiyor, bu söylediğime iyi bir örnek. Derinin bilinen gotik havasından çok uzak, çok farklı bir elbise olduğu görüşündeyim. Kesinlikle günlük hayatta kullanılabilecek cinsten bir tasarım. Yeşil siyah çizgiler yoğundu bir çok tasarımında. Kareli kumaşlar çoğunluktaydı. Erkeklerin üzerinde bu desende çok şık hırka ve sweat shirtler vardı. Yeşil-siyah kombinasyonundan ben en çok yukarıdaki kareli elbiseyi beğendiğimi söyleyebilirim. Bu da günlük hayatta ister külotlu çorap ister tayt ile kullanılabilecek bir parça. Önünde kocaman bir fiyongu olan, alt kısmı ise kadife olan elbise de çok güzel bir elbise. Hatta acaba diktirebilir miyim diye düşünüyorum. Fotoğrafıyla terzime gideceğim. Benzer bir şey yapabileceğini düşünüyorum. Belki önündeki fiyongu çok az küçültürsek kışın rahatça kullanabilirim. Sarı elbiseyi de çok beğendim. Rengi çok güzel, dikkat çekici. Zaten çoğunlukla renk ya da kumaş ön plandaysa biçim daha sade oluyor. ”Off the deep end” yazılı t-shirtü yine siyah beyaz lekeli bir etekle kombine etmişti yanlış hatırlamıyorsam ve çok başarılı görünüyordu. T-shirtün hemen üst tarafında kalan palto da bir harika. Renginin ve çizgilerinin çok modern bir havası mevcut, annemin çok hoşuna gidebilecek bir tasarım. Başka neler söyleyebilirim? Çoğunlukla büyük çantalar ile kombine etmişti tasarımlarını. Siyah-kırmızı ve siyah-pembe uyumu mevcuttu. Yine harika bir koleksiyon olmuş. İlgilenenler Marc Jacobs ve Marc by Marc Jacobs tasarımlarına linkten göz atabilirler.
Kategori: Genel | Yorum yazılmamış »
09 Eylül 2008

Annem rica etmişti, benim için de birşeyler bak da koy sitene diye. Ben de ona uygun olabilecek birşeyler yapmaya çalıştım. Annem bankacı. Hayatı boyunca hep bu çizgide giyindi, hala da bu böyle. Kendisine çok yakıştığını düşünüyorum. Gayet hoşuna gidebilecek parçalar olduğu kanısındayım bunların. Elbise Rachel Roy imzası taşıyor, ceket de Nanette Lepore. Çanta Bottega Veneta, ayakkabılar ise Aldo‘dan. Güle güle baksın anneciğim.
Kategori: Bolero, Elbise, Topuklu Ayakkabi, Çanta | Yorum yazılmamış »
09 Eylül 2008

Tahmin edersiniz ki nişan arifesi insanın bir sürü telaşı koşturması oluyor. Bu sebeptendir ki Mrs Bip ile çok alakadar olamadım. Bir de üstüne virüstü formattı gibi dertler açtım başımıza hiç bir iş yokmuş gibi. Ne var ne yok pek takip de edemedim bayağıdır. Neyse ki artık pek bir şey kalmadı. Eylülün de gelmesiyle daha önce de bahsettiğim gibi daha hareketli bir blog haline geleceğimizi sanıyorum. Siteleri çok takip edemediğimden size kendi dolabımdan sonbahar seçmeleri yaptım. Ben arayı kapatana kadar sizi de bir şeyle meşgul edeyim dedim. Daha önce de bahsi geçmiştir, ben sonbahar kışı severim. Havalar ne kadar henüz tam anlamıyla mevsim normallerine dönmemiş de olsa ben kışlıklarımı çıkardım. Kışlık kıyafetlerimi daha çok seviyorum. Umarım bir an önce soğur havalar. Pazartesiden pazara yedi adet kombinasyon hazırladım kendi dolabımdan. Yukarıya da kullandığım parça ve aksesuarları daha yakından görmeniz için ayrıca koydum.
Kendi hafta içi aktivitelerimi ve gün gün durumlarımı düşünerek seçtim kıyafetleri. Öncelikle pazartesi günü sabahtan dersim olmadığından, haftanın da ilk günü kendimi iyi hissedeyim diye ne giyeceğime özen gösteririm. Sevdiğim bir elbisemi seçtim. Büyük, siyah bir çantayla kombine ettim onu. Topuklu ayakkabılarım aşırı rahat gerçekten. Size daha önce de bahsettiğim gibi küt topuk, yüksek topuklu değil. Bu ayakkabıyı ilk gördüğümde Camper‘da, aşırı pahalıydı. 350 Ytl’ye yakındı yanlış hatırlamıyorsam. Tam iki tane indirim bekledim almak için. 175 Ytl’ye aldım sonunda ve de çok memnunum. Benim kıyafetlerimin altında çok uyumlu duran bir ayakkabı ve de gerçekten çok sevimli. Üzerindeki renkli noktalara hasta oluyorum. Yüksek topuklu olmaması ve burun kısmının yuvarlak olması sebebiyle tozlukla kullanımı da çok şık oluyor. Önceki bir blogda geçmişti yanlış hatırlamıyorsam, Mischa Barton güneş gözlükleri diye satılıyor bir çok yerde. Kahverengi tonlarında olanı mevcut bende. Bu kıyafetimle onu kullanmayı uygun gördüm. Ayakkabımı nereden aldığımı söyledim. Güneş gözlüklerim Accessorize‘dan. Çantamı Kadıköy’deki dünkkanların birinden almıştım. Elbisem Taksim Anabala Pasajı’ndan bir dükkandan. Gayet şık ve cici bir kombinasyon olduğunu düşünüyorum. Böylece haftaya güzel başlıyoruz. Moralimiz yüksek, güzel güzel derslerimize giriyoruz. Siz de günlük durumunuzu göz önünde bulundurarak yapmaya
çalışın kıyafet seçimlerinizi. Tabii sürekli aynı tip giyinmek gibi bir zorunluluğu olmayanlar için geçerli olabiliyor bu yalnızca. Şimdi gelelim salı gününe. Bu dönem ben salı günleri yokum gibi birşey. Sabah 9:00′dan akşam 18:00′a kadar aralıksız dersim var. Bu sebepten kendimi çok rahat hissedeceğim bir kıyafet seçtim. Çok sevdiğim ve çokça da kullandığım bir kombinasyondur tunik/elbise-tayt kombinasyonu. Kendimi hem iyi hem de rahat hissedebiliyorum. Üzerimde koyu gri bir elbise var tam mevsimlik. Altımda siyah bir tayt var gördüğünüz üzere. Kısa, kalın bir siyah çorapla da pisi pisilerimi giydim. Belime siyah bir kemer taktım. Aksesuarlarımın hepsi annem ve anneannemden. Kemeri annemden hacılamıştım. Çanta ve broş ise ananemden. Broş da çanta da tam birer vintage. Elbiseyi geçen hafta aldım Göztepe’de bir mağazadan. Öyle ne var ne yok diye baktığım bir yerdi. Hemen mağazanın dışında üzerinde 5 Ytl yazan askılar vardı. Bunu buldum. Vallahi 5 ytl. İşte bazen böyle alakasız mahalle mağazalarına bakmak iyi oluyor. Birşeyler çıkabiliyor ucuza. Sonracığıma pisi pisilerimi taa iki yaz önce Afrodit‘ten almıştım. Sonbaharda da bu şekilde kullanabiliyorum, ıslak olmayan havalarda. Ayaklarım rahat, üstüm başım rahat. Umarım bu durumun salı günlerime bir faydası dokunur. Geldik çarşamba gününe. Benim çarşamba günlerim boş önümüzdeki bir kaç ay boyunca. Çarşamba günlerini
ya evime ya da işlerim var ise onlara ayıracağım. Yine sevdiğim rahat bir elbise seçtim kendime. Dışarda yapacağım ne olursa olsun uygun bir kıyafet olmasına dikkat ettim. Yani gezmeye de çıksam, görüşmeye de gitsem, iş halledecek de olsam, hepsi için uygun olduğunu düşünüyorum. Üzerimdeki yeşil elbiseyi Atlas Pasajı’ndan aldım. Girdiğinizde hemen karşınızda duran bir dükkan var. Şimdi bijuteri yapmışlar orayı. Önceden ”Hâre” diye bir dükkandı. İçeride güzel elbiseler bulabiliyordunuz. Oradan almıstım elbisemi. Elimdeki portföy de ananemden anneme, sonra da bana geçmiş bir çanta. Çok seviyorum, çok güzel. Sonra güneş gözlüklerim var. Vallahi bu gözlükleri çok beğenerek aldım. Kadıköy Barlar Sokağı’nda ”Morg” diye bir dükkan var. Çok orjinal kıyafet ve aksesuarlar satılıyor. Oradan aldım gözlüğümü. Çok severek aldım dediğim gibi. Fakat taktığım zaman çoğunlukla sokakta insanlar bana gülüyor :). Pek aldırış etmiyorum açıkçası. Çok severek aldığımdan uygun olan kıyafetlerimle kullanmaya özen gösteriyorum. Ayakkabı olarak yine topuklu ayakkabılarımı tercih ettim. Boynumdaki kolyenin boncuklarını satın alıp kendim dizdim. Bu arada nişandan bahsetmedim değil mi hiç? Nişan yemeğimiz çok güzel oldu gerçekten. Dodo Balık Restaurant‘ta oldu. Herkes çok memnun kaldı. Biz Corc’la çok güzeldik. Elbisem Beymen‘dendi. Çok sade ve güzel bir elbiseydi. Ayakkabılarımı da Derimod‘tan aldık. Herşey çok hoştu. Aşırı heyecanlıydık. Elimiz ayağımız
titriyordu ki hiç böyle olacağını tahmin etmemiştik. Ailelerle yeni tanışmayacaktık çünkü. Ama her ne şekilde olursa olsun insan çok fazla heyecan yapıyor. Darısı kendi eşini bulduğuna inanan herkesin başına diyorum ve konuma dönüyorum. Çarşambayı bitirdik sanıyorum ki perşembeye geldik. Perşembe günleri salaş bir gündür çoğunlukla. Hafta bitmek üzeredir onun yorgunluğu vardır. Sonra ertesi gün cumadır, bunun da bir rehaveti vardır. Kıyafet seçimlerim de çoğunlukla bu durumun etkisinde kalır. Kareli bir tunik tercih etmişim, yine siyah tayt üzerine. Altında da Oxs‘larım var. Oxs’lar bir harika. Hem duruşunu, havasını çok seviyorum. Hem ayakları sıcacık tutuyor soğuk kış aylarında hem de siyah postal olduğundan bir çok kıyafeti kurtarabiliyor. Çok da şık üstelik. Tek problem çok ağırlar. Giydiğim günün akşamı ağrıyor hep dizlerimin alt kısmı. Kahverengi çantamı da geçenlerde Kadıköy cuma pazarından aldım. Eskitilmiş deri, 15 Ytl’ye aldım. Çok güzel, çok kullanışlı. Üzerimdeki deri montum ergenliğimden kalma, eski püskü. Önü falan kapanmıyor ama hala kullanıyorum. Çok seviyorum, çok da güzel oluyor kıyafetlerimle. Ben genelde böyle giyinmeyi seviyorum. T-shirt ya da penye gibi şeyler sevmiyorum pek. Skinny pantolonlarımın üzerine salaş kazaklar ya da şık tunikler giyeyim. Elbise giyeyim cici cici. Ya da dediğim gibi tayt-tunik kombinasyonunu da sık kullanıyorum. Kendimi böyle rahat ve şık hissediyorum. Başka bir tavsiyede daha bulunayım size, aklıma geldi şimdi. Geçenlerde internette dolanırken Chloe‘den bir hırka ve kazak beğendim. Aslında örülüşü çok basit ürünler fakat isim dolayısıyla 350-400$ arasındaydı fiyatları. Annemin çok eski bir arkadaşı var, anlar böyle örgü işlerinden. Kendisiyle konuştum, örecek bana ikisini de. Ben bu aralar yünleri alıp kendisine götüreceğim. Ürünleri de A4 kağıda bastık. Artık 40 Liralık mı yün alınır 50 mi bilemiyorum ama taş çatlasın o kadardır yani. O fiyata iki adet ürün çıkartacağım. Üstelik ne paralara satılan şeyler. Lafı getireceğim yer ise, eğer etrafınızda örgü işi bilenler varsa, nazınız da geçiyorsa alın yünlerinizi götürün ne istiyorsanız örsünler. Çok hesaplı oluyor. Yün satan dükkanlardaki bayanlar da bu işlerle ilgileniyor sanırım ama pek bir bilgim yok. Muhtemelen daha
pahalıya gelebilir ve uzun sürebilir belki, bilemedim. Cuma gününe geldik sanıyorum ki. Cuma günleri iyidir hoştur. İnsanlar hafta sonu tatili sebebiyle keyifli olur, pozitif olur. Herşeye yansır bu. Akşam da bir program çıkabilir. Evden öyle çıkmalı ki, akşam oluşabilecek aktivitelere de uygun olmalı üstümüz başımız. Ben de ona göre giyinmişim. Altımda bir şort var gördüğünüz gibi, Mango‘dan. Ama kendisi önceden bir pantolondu. Yün bu arada, kareli çok şık. Neyse bayağı giydim pantolonu. Sonra boyum mu uzadı, sanmıyorum ama, çekti mi ne yaptı bilmiyorum paçaları kısaldı biraz. Ben de kestirdim anneme şort yaptırdım. Yün külotlu çorapla giyiyorum kışın yine severek. Daha önceki bir blogda da bahsetmiştim. Genelde kıyafetlerimi öncelikli olarak vermek ya da atmak yerine nasıl değerlendirebileceğimi düşünüyorum. Çünkü illa ki bir çözüm bulunuyor. Bir terziniz olsun işini beğendiğiniz her türlü böyle düzeltme değiştirme işlerinizi yaptırın. Üzerimde yine Mango‘dan bir yelek var. Boynumdaki kolyeyi Sevcan geçen doğum günümde almıştı. Bir yerde beraberken çok beğenmiştim ben bunu. Sonra doğum günüm için gitmiş almış canım sağolsun. Altımda yine Oxs‘larım var. Elimdeki portföy de yine anneannemden aldığım bir çanta. Rengi falan harika. Bir de koyu laciverti var onun. Onu da aynen anneannemden aldım. Gözlüklerim Ray-Ban Wayfarer modeli. İlk olarak yanılmıyorsam 50li ve
60lı yıllarda çok popüler bir modeldi. Şimdilerde de yeniden revaçtalar. Neredeyse her markanın Wayfarer modeli mevcut ve herkesin gözünde görmemiz mümkün. Evet, hafta sonunu getirmişiz. Cumartesi günü ne yapılır? Çok yorgun değilsek bir dışarıya çıkılır gibime geliyor. En azından dışarda bir yemek yenir, dolaşılır belki bir sinemaya gidilir. Böyle bir tatil günü için rahat kıyafetler güzel olur. Ben de ona göre bir şeyler seçmeye çalıştım. Gri pantolonum yine Mango‘dan, Jane modeliydi sanıyorum. Üstümdeki kırmızı puantiyeli gömlek ve onun üzerindeki örgü elbiseyi ise Koton‘dan almıştım. Koton‘un Oje etiketli ürünlerinden. Bu ürünlerini beğeniyorum ben çoğunlukla. Yine kırmızı puantiyeli, gömleğimle aynı desende bir yüzüğüm var. Claire’s‘den almıştım, denk gelmişti. Vazgeçemediğim siyah Converse‘lerim tabi ki. Her türlü kıyafetin altında yarattığı o grunge havayı çok seviyorum. Dediğim gibi ben zaten salaş giyinmeyi seven biriyim. Üstünüz başınız nasıl olursa olsun, giyeceğiniz yırtık pırtık kirli bir Converse bütün havanızı bir anda değiştirir. Çanta da cuma gününde bahsettiğimiz anneanne çantası yine. Gece eğlenmeye gitmek istenecek olursa da kıyafetimizin buna uygun olduğunu düşünüyorum. Geldik haftanın son gününe. Pazar günleri dingin geçer. İnsanlar çoğunlukla evinde olur ya da aile gezmeleri yapılır. Biz de anneannemlere gideriz ya da çıkar bir şey içeriz bir yerde diye düşünerek giyindim.
Daha pastel tonları seçtim ki günün hissiyatına uygun olalım diye. Üzerimde çok sevdiğim bir ceketim var. Alalı bayağı oluyor. Yine Anabala Pasajı’ndan almıştım. İçimde Sisley‘den düz kahverengi bir boğazlı kazak var. Altımda Adidas Stan Smith’lerim. Kotumu da Ulus pazarından 15 ytl’ye aldım. İki farklı rengi daha var. Gayet de kaliteliler. Çeşit oluyor, severek giyiyorum. Alışveriş işini biraz bilmek gerekiyor. Ben hiç ayırmam, hoşuma giden herşeyi her yerden her paraya alır giyerim. Akıllı da alışveriş yaparım. Kırk kere düşünürüm bir şeyi alırken, neyle giyebilirim, severek giyer miyim diye. Dediğim gibi kıyafet atmam değerlendirmeye çalışırım. Ama bir şeyi gerçekten giymiyorsam da boş yere dolabımda tutmam. Mesela bu kış için bir liste yaptım nelere ihtiyacım var diye. İyice baktım dolabıma, acil ihtİyaç, eksik bir şeyim olmadığını gördüm çok şükür. Çok aşırıya kaçmadıkça tabiki beğendiğim şeyleri almaya çalışıyorum. Bir şapka, bir ayakkabı gibi tek tük bir şeyler var istediğim. Havalar daha soğumuş oturmuş olur diye düşündüğümden Ekim ayı gibi bir alışverişe çıkmayı planlıyorum. O ara sokaklarda, mağazalarda ne var ne yok bunlarla ilgili bloglarım olacaktır. Şimdilik aklıma gelenlerle, zamanım oldukça yazılar oluşturmaya çalışacağım.
Uzun bir aradan sonra uzunca bir yazı eklemek yerinde oldu diye düşünüyorum. Yalnız fotoğraflar berbat bunun için özür diliyorum. Hem model olup hem self timer kullanınca böyle oluyor, olmuyor. Oruç tutan tutmayan herkese Hayırlı Ramazanlar diliyorum. Yakın zamanda görüşmek üzere.
Kategori: Aksesuar, Alt Giyim, Ayakkabı, Benim dolabım, Üst Giyim | Yorum yazılmamış »
13 Ağustos 2008

Havalar feci sıcak bir kaç gündür. Evde oturduğum yerde terliyorum. Bu sıcaklarda gündüz bi yere çıkmak hiç akıl kârı bir iş değil. Gidilebilecek tek yer var, orası da bir su kenarı. Ben de bizimkilerin havuza gitmeyi planlıyordum bronzlaşmak adına. Ama haftaya önce bir hamama gidip, bunu sonrasında yapmaya karar verdim. Bu bahsettiklerimden ötürü bir plaj kolajı yaptım. Aksesuarlar ve mayo retro ağırlıklı. Herkes sever mi bilemem. Ben çok seviyorum. Böyle bir mayom yok evet hala ama en yakın zamanda alacağım inşallah. Mayoyu Brown Sugar Vintage‘da gördüm. Mayo çok güzel cidden. Sonrasında seçtiklerimin de ona uygun olmasına dikkat ettim. Bu vintage mağazasında bir çok başlık altında dilediğinizi bulmanız mümkün. Mayolardan aksesuarlara, değişik ev dekorasyon eşyalarına kadar bayağı geniş bir ürün yelpazesi var. Linkten bir göz atabilirsiniz. Plaj çantası Kate Spade imzalı. Kate Spade bilindiği üzere çantalar, bebek eşyaları, aksesuarlar, ayakkabı ve gözlük gibi bir çok ürünü tasarlayarak bu markaya ismini veren bir bayan. Ben çanta tasarımlarını beğeniyorum. Çoğu zaman renkler gösterişli olsa da, çantaların gözü almayan sade bir havası oluyor. Çantaların fiyatları 150$’ın altında, 500$’ın da üzerinde olmuyor diyebilirim kısaca. Sonrasında gözlük ve şapka var. Gözlük bildiğimiz kedi gözü güneş gözlüklerinden. LuLu’s‘da buldum ben yine gayet uygun da bir fiyata. Corc’la güneş gözlüğü koleksiyonu yapıyoruz biz. Şu anda on bir tane güneş gözlüğümüz var. Hepsinin farklı dönemlere ait havaları mevcut. Güneş gözlüğü konusunda bir rahatsızlığımız var. İhtiyaçtan olmasa da görünce değişik bir şey almaya çalışıyoruz. Şapkaya gelince, iki şapka arasında çok gidip geldim hangisini koysam diye. Diğeri siyah, daha geniş kenarlı, kumaş bir şapkaydı. Esasen tarz olarak daha uygun olduğunu söyleyebilirim. Fakat mayonun alt kısmı lacivert. Siyah şapka ile benim gözümü rahatsız eden bir görüntü oluşturdu. Plaj durumu olduğundan da hasır şapka çok alakasız kaçmayacak diye düşündüm. Fena da durmadı. Yine kadınsı bir hava var çünkü hasır şapkada şekil itibariyle. Derken onu koymaya karar verdim. Sol tarafta her kıyafeti süsleyebilme enerjisine sahip halka bilezikler var, kırmızı ve beyaz. Onları da Lily’s Vintage Jewelry‘den buldum. Bu bileziklerden her yerde bulmak mümkün gerçi. Gelelim ayakkabılara. En çok ayakkabıda zorlandım esasen. Kesinlikle dolgu topuk bir şey olacaktı ama ya renk uymadı ya çok modern kaçtı gibi bir sürü şey içime sinmedi. Tabi ki yine Ebay yetişti imdada. Garip bir şekilde, kolajı ekledikten sonra tekrar arattım ayakkabıyı markasına falan bakacaktım. Fakat bulamadım. Yani isabet olmuş fotoğrafı aldığım. Bence mayoyla cuk oturdu, tam kafamdaki gibi oldu. Tabi herkesin kafasındaki farklı olabilir. Benim ki böyle. Böyle bir mayoyu da en kısa zamanda edinmek istiyorum. İstanbul’da nerelere gidilebilir denize girmeye? Benim denizle pek aram yoktur esasen. Ama duyduğum kadarıyla insanlar adalara gidiyorlar denize girmek için çoğunlukla. Kilyos’a veya Şile Ağva taraflarına gidenler de var. Madem ki plaj çantanız hazır, bence siz de onlardan biri olun. Havalar bunaltıyor cidden.
Kategori: Gözlük, Mayo, Sandalet, Çanta, Şapka | Yorum yazılmamış »
11 Ağustos 2008

Yine salı gününe uygun bir kıyafet oldu. Salı günlerini severim ben. Çıkıp gezmek için uygun bir gündür. Yani ben öğrenci olduğum için bana öyle geliyor tabi ki. Hava da çok iç karartmıyorsa, Sevcan aranır, bir yerlere gidilir. Bu parçaları yapılabilecek her türlü aktiviteye uygun olabilmelerine özen göstererek toparladım. Tabi içinizden giyinmek geliyorsa. Alışverişe çıkmak gibi fazla hareket içeren bir aktivite düşünüyorsanız, cici cici giyinip çıkmış olacaksanız yukarıdaki gibi bir takımla. Ayakkabıların topukları çok ideal bir boyda olduğundan yürümek sıkıntı yaratmayacaktır. Bu arada ayakkabılar Chinese Laundry‘den. Alışveriş arası bir kahve içersiniz muhtemelen. Sonra yine dükkanlara girmeler çıkmalar. Derken akşam olur, Sevcan ‘gel artık eve’ diye aranmaya başlar. Sinirler gerilir. O arada şansıma Corc erken çıkmıştır, gelir moralimi düzeltir. Ne yesek telaşı başlar. Bu üstümdekilerle fast food yiyecek değilim, kimse kusura bakmasın. Şöyle Old English‘e gidilebilinir. Hem yemek yenir, hem de bir iki kadeh birşey içilir. Gün keyifli keyifli tamamlanır. Böyle bir gün için çok uygun bir kıyafet olduğunu düşünmekteyim. Zaten kendinizi hem rahat hissettiğiniz, hem de şık olduğunuz kıyafetlerin içindeyken gün harika geçiyor gerçekten. Mesela şu geçen kış aldığım topuklu bir kaç ayakkabıdan bahsetmiştim. Yimi iki senedir topuklu ayakkabı giymemiş biri olarak yaptığımın hiç akıl kârı bir tarafı yoktu cidden. Corc’la çıktık erken bir vakittte. Hava açık ama soğuk, kış mevsimindeyiz. Akşama da eğlenmeye gideriz diye, güzelce giyinmişim, altımda bir karış topuklu ayakkabı. Çok hoş görünüyor o ayrı ama, rahat olamadığım için kendimi de iyi hissetmiyordum. Ayakkabı acıtmıyordu çok şükür. Fakat bütün vücudumun ağırlığını on adet parmak taşıyınca iş eziyete dönüşüyor cidden. Sonuçta ben kendimi iyi hissetmediğim için de eve döndük. Lafı getireceğim yer şurasıydı; istediğim kadar şık görüneyim, rahat olamazsam kendimi iyi ve güvenli hissedemiyorum. Bu benim için çok önemli. En dağınık, salaş kıyafetimlerimi giydiğim zamanlarda kendimi daha emin hisediyorum. Çok rahat oluyorum çünkü. Bu sebepten cici kıyafetlerimizin de rahat olmalarına dikkat etmeliyiz. Yukarıdaki kolajı öncelikle bunu düşünerek hazırladım. Başka nasıl bir durumda üzerinizde olabilir bu kıyafet? Mesela bir staj ya da iş görüşmesine giderken tercih edebilirsiniz. Tabi iletişim sektöründe çalışacak olanlar için uygun olabilir ancak. Çünkü bankalar renkler konusunda biraz takıntılı oluyor. Morla falan gidilebilecek yerler değil oralar. Bu arada fotoğrafta ceketle elbise arasında duran şey bir yüzük, çok da güzel bir yüzük. Niye normal boyutlarında değil diye soran arkadaşlar var ise, normal boyutlarına küçültseydim ne olduğu hiç anlaşılmayacaktı. Bu sebepten daha anlaşılır bir ebatta koymayı uygun gördüm. Okul açıldığında öğlen olan bir dersinize giderken de giyilebilir bir kıyafet de denebilir. Sonrasında da eve uğramadan bir yerlere gidecekseniz eğer. Akşam gezmeleriniz için yine çok uygun, yanında asılı olan ceketi de almayı unutmadan. Yeni evlenmiş arkadaşlarınızın evlerini görmeye giderken uygun olabilir. Yeni evlenmişi nereden çıkarttım bilmiyorum. Bu ara aklım bir buna çalışıyor malûm koşturmalardan. Saydıklarım gibi bir çok durumda üzerinizde güzel duracak bir derleme olduğunu düşünüyorum. Sizin de aklınıza gelen bir şeyler vardır illa ki. Gelelim parçaları nerelerden derlediğime. Ayakkabıdan bahsetmiştik. Ayakkabıya uygun bir çanta bulmak için Ebay‘e bakındım ve tabi ki orada buldum. Bir kıyafeti tamamlamak için en uygun yer Ebay gerçekten. Sonrasında askılı elbise ve ceket favorim ModCloth‘dan. Kolye ve yüzüğü Lulu’s‘da buldum, beyaz atleti Urban Outfitters‘da. Gözlüğü ise Fredflare‘de Mischa sunglasses (Mischa Barton) olarak bulabilmek mümkün. Tabi ki benzer bir görüntüyü oluşturmak için gerekenleri burada da bulabilirsiniz. Ama Türkiye’de tekstil gerçekten pahali bir sektör. Kargo parası dahil olmakla beraber herhangi bir şeyi burada bulabileceğiniz fiyata getiriyorsunuz zaten. Bir başkasının üzerinde göremeyeceğim bir ürüne, burada bir çok kişinin üzerinde olan bir ürünle aynı parayı vereceksem, tabi ki kimsede olmayanı tercih ediyorum.
Kategori: Ceket, Elbise, Gözlük, Topuklu Ayakkabi, Çanta | Yorum yazılmamış »
08 Ağustos 2008
Geçen sefer erkek ayakkabılarından bir derleme yapmıştım. Hazır yaz mevsimi devam ediyorken yazın tercih edilebilecek cici cici ayakkabılara da bir göz atalım dedim beraberce. Baktım son bir kaç blog hep ayakkabı,
aksesuar üzerine olmuş. Bu blogtan sonra biraz kıyafete ağırlık vereceğim. Gelelim şimdi bayanlar için seçtiğim ayakkabılara. İlk ayakkabımız Bc Footwear‘den çok şeker, arkası önü açık bir babet. Çok pozitif renklere ve görüntüye sahip olduğunu düşünüyorum. Kotlarınızın ve şortlarınızın altına giyebilirsiniz. Ana renk kahverengi fakat üzerinde bir çok başka renk var. Bu da ayakkabıyı çok kullanışlı hale getiriyor. Ayaklarınızın çok rahat edeceğine de eminim. Ben zaten ayakkabıda yaz kış flat denen düz taban modelleri tercih ediyorum. Topuklu ayakkabılarla pek aram yok. Esasen heveslenip geçen kış bir iki tane aldım. Bazı kıyafetlerde çok hoş duruyor cidden. Fakat giydikten sonra üç gün tabanlarım ağrıyor. Tabi çok yüksek topuklulardan bahsediyorum. Daha alçak küt topuklar ağrı yapmıyorlar ve çok daha vintage bir havaları oluyor. Ondan topukluda yuvarlak burun, küt topuk tercih ediyorum ben. Konumuza dönelim tekrar, sırada çok değişik bir
model var. Ne tam terlik, ne tam ayakkabı. Bir Cindy Says ürünü olan bu siyah boğazlı terliğin (diyelim biz), eski Mısırdan kalma bir havası var diyebiliriz belki. Çok karizmatik bir görüntüsü olduğu kesin. Bacaklarınızı gösteren kıyafetlerinize çok farklı bir duruş katacaktır. Çok seksi gözükeceğine eminim. Pantolon altına giyilmesini pek tavsiye etmeyebilirim. Çünkü bilek kısmı gözükmez ise ayakkabının tüm havasının kaçacağını düşünüyorum. Markanın kendine ait bir sitesi yok sanırım. Fakat ayakkabı satan tüm alışveriş sitelerinde markayı arattığınızda bir çok modelini bulabiliyorsunuz. Görmeye alışık olmadığınız bir çok modelle karşılabilirsiniz. Şimdi
bir sandaletle devam ediyoruz. Çok düz sade bir model bu, markası ise Na*Na. Ayaklarınızı çok kibar göstereceğini düşünüyorum. Her türlü kombinasyonun altında kullanabilirsiniz. Rengi ve duruşu ile, üzerinizdeki kıyafetin havası neyse ona bürünebilecek bir sandalet diyebilirim. Her yanı açık olduğundan ötürü bu ve benzeri modeller yaz sıcaklarında ayaklar için çok sağlıklı. Böyle bir sandalet her kadının dolabında bulunmalı kanımca. Bulunması da çok kolay. Hemen hemen her markanın bu tarz ayakkabıları mevcut. Herşeyle kullanabileceğiniz bir renkte olmasına özen gösterin. Ya da farklı bir renk seçin. Değişik takı ve aksesuarlarla
renkli, orjinal bir görüntü de oluşturabilirsiniz. Şimdi çok keskin görüntülü bir babetten bahsedeceğim. Fred Perry‘den çıkma bu babetin kıyafetinize bir ciddiyet katacağına şüphem yok. Siyah olduğundan kullanım alanı geniş olacaktır. Ön tarafı bowling ayakkabılarına benziyor diyebilirsiniz. Zaten bowling ayakkabısı olarak geçiyordu hatırladığım kadarıyla. Daha resmi kıyafetlerin altına da uygun olur bu babet, kot pantolonlarınızın altına da olur. Elinize portföy bir çanta alabilirsiniz akşam gezmelerinde. Yoğun bir günde ise büyük şık bir çantayla kombine edebilirsiniz. Lafı geçmişken söyleyeyim. Büyük çanta severlere Afrodit‘i önerebilirim. Bağdat Caddesi Ethemefendi şubesinde çok şık çantalara rastlanabiliyor. Fiyatları çoğunlukla 60-80 Ytl arasında değişiyor. Bir çok renk seçeneği de oluyor. Babetimize dönecek olursak, siyah şık bir
babet yaz kış bir çok kıyafet için gereklidir. Bu sebepten eğer yoksa hemen bir tane edinmenizi tavsiye ediyorum diyerek sıradakine geçiyorum. Mia‘nın ürünü olan bu terlik pek benim tarzım değil açıkçası. Fakat bu mevsimde bir çok bayanın hoşuna gidebilecek nitelikte olduğunu düşünüyorum. Rengi ve duruşu ile şeker gibi esasen insanın giymekten çok alıp yiyesi gelebilir. Terlik olduğundan ayaklara rahatsızlık vermeyecektir. Renkli giyinmeyi seven, pembe favorisi olan arkadaşlar varsa bu terliğin tam size göre olduğunu söyleyebilirim. Düz ve uygun renklerdeki elbiselerinizin altına gidebilir. Gece için değil de gündüz gezmeleri için daha uygun olduğunu düşünüyorum. Şimdi geçen yazdan bu yana çok revaçta olan bir sandalet türünden
bahsedeceğim, gladyatörler. Ben de çok şık buluyorum cidden. Hatta ilk zamanlar almayı düşünüyordum Ebay‘den. Sonra baktım burada da herkes giyiyor hevesim kaçtı. Ama önemli değil, bir çok modeli ve rengi var bu sandaletlerin düşünenlerin için. Fotoğrafını koyduğum modelin çok benzerine internette Kate Moss’ un ayaklarında sıkça rastlamak mümkün. Kahverengi gösteriyor gladyatörleri diye düşünüyorum ben. Bu sebepten farklı renklerinde aynı havayı hissedemiyorum. Kumaş kıyafetlerin altında çok hoş duruyorlar. Dar kısa bir elbiseniz varsa, belinize kahverengi bir kemer takarak kullanabilirsiniz bu sandaletleri. Ya da kot etek üstüne salaş bir t-shirt gibi çok daha spor bir kıyafetin altına da giyebilirsiniz. Her halûkarda hoş duracaktır. Bu sandalet Mudd‘ın Women’s Arcadia modeli. Ama siz dediğim gibi farklı markaların benzer modellerini Türkiye’de de bulabilirsiniz. Şimdi sırada benim bu derlemeyi yaparken en çok beğendiğim
ayakkabı var. Naughty Monkey‘nin Shredded Card modeli olan bu ayakkabının yan taraflarındaki renkli çizgiler harika bence. Bu gibi ayakkabılarda kahverenginin çok asil, bambaşka durduğunu düşünüyorum. Bu ayakkabıyı bir çok kıyafetin altında düşünebilirsiniz. Elbiselerinizin altına giyebilirsiniz, çok şık durur eminim. Açık renk ve kot pantolonlarla güzel duracağı da çok aşikâr. Çok güzel bir ayakkabı bu yahu. Çok beğendim ben, herşeyden önce çok kibar bir kere. İki farklı renk seçeneği daha var. Biri siyah beyaz, hiç tavsiye etmiyorum çünkü böyle bir havadan eser yok. Diğeri ise bordo ağırlıklı yanlış hatırlamıyorsam. Fena sayılmaz fakat yazlık bir ayakkabı bu nihayetinde. Bordo biraz koyu kaçabilir. Bu Naughty Monkey denen markanın çok renkli ve eğlenceli ayakkabıları var. Fiyatları da çok uçuk değil. Merak edenler verdiğim linkten kendi sitesine bir göz atıp ne var ne yok bakabilirler. Eğer siz de benim gibi yazın parmak arası terliklerden başka bir şeyle çok rahat edemeyenlerdenseniz, bu son kısım sizi ilgilendiriyor. Yazın ayakkabı giymek bir dert gerçekten, her
nasıl olursa olsun. Hava sıcak ayaklar terliyor, terlediği için kayıyor, sürtünüyor, acıyor. Çok severim giyinmeyi, üstüme başıma özen göstermeyi. Ama bunu bahar mevsimlerinde ve kışın çok daha rahat ve keyif alarak yapıyorum. Zaten salaş ve dağınık giyinmeyi seven biriyim. Yaz mevsiminde bu sebeple formam açık renk bol bi t-shirt altına bir şort ve flip floplarım. Ben flip floplarımı koydum fotoğrafa, lacivert olanlar. Yine Havaianas. Bu arada geçen sefer ‘Beyler için’de yazmamışım burada söyleyeyim. Havaianas bulmak isteyenler NeoFly mağazasına bakabilirler. Havaianas satıldığını iyi biliyorum. Asmalı mescite giderken girdiğimiz bir sokak var adını bilmiyorum. Hemen o sokağın girişinde solda bir NeoFly mağazası var, orada satılıyor. Sonra Benetton‘da da satılıyor. Bir sürü yerde satılıyor. Aşırı rahatlar. Ben pantolon, şort, etek herşeyin altına giyiyorum. Şık olmak tabiki önemli ama daha da önemlisi rahat olmak. Yok benim kıyafetlerime çok spor kaçar bu flip floplar diyenler için de çilekli olan parmak arası terliği seçtim. Çok şirin gerçekten. Zaten benim çilekli aksesuarlarla ilgili bi rahatsızlığım var. Meyvenin kendi görüntüsü çok sevimli olduğundan mıdır nedir, herşeye çok tatlı bir hava katıyor. Ne diyorduk? Heh, bu çilekli terlik daha hoş bir görüntüye sahip lacivertlerden.
Ayaklara eziyet etmeden de şık olmanın yolları var. Yaralı bereli ayaklar hiç hoş bir görüntü oluşturmuyor. Bu sebepten yaz mevsiminde ayağınız en çok neyin içinde rahat ediyorsa onu giymeyi tercih edin. Ayaklarınıza hava aldırın mutlaka. Seçtiğim ayakkabıların da çoğu zaten böyle. Umarım aklınıza yeni bir şeyler gelmesine yardımcı olmuştur.
Kategori: Babet, Sandalet, Tavsiye, Terlik | Yorum yazılmamış »
08 Ağustos 2008

Evet, nişanlanıyorum vallahi. İnsanın hayatında bir defa yaşayacağı türden birşey olduğundan sitenin konsepti ile ilgili bir istisna yapıp bunu paylaşmak istedim. Çok çok mutluyum. Heyecanımı dile getirmeme gerek yok tahmin ediyorsunuzdur. Umarım herkes beraber yaşlanmak isteyeceği kişiyi günün birinde bulur. Ben buldum..
Kategori: istisna | 1 Yorum »
07 Ağustos 2008

Lastikten yapılan ve 38 mm kalınlığında olan bu saate bayılıyorum cidden. İsmini de ebatından alan bu modelde ben bizim için beyazı, erkekler için de griyi uygun gördüm fotoğraftan da anlaşılacağı üzere. Ama yok ben bu renkten istemem diyen herkes için bunların dışında 4 renk seçeneği daha mevcut. Biraz Nooka‘dan bahsedelim marka olarak. En önemli özelliği tasarladığı saatlerle, zamanın ifade edilmesinde yeni ve değişik yollar deniyor olması. Bir çok modeli ve bu modellerde çoğunlukla birden fazla renk seçeneği var. Zub Zen biraz daha spor bir model. Erkekler için Zot diye bir modeli var mesela inanılmaz şık. Ve sanırım linkteki modelin aynısını Gold Store‘da 325 Ytl’ye bulabiliyorsunuz. Zub Zen’e dönelim biz tekrar ben en çok onu beğeniyorum. Saatin üzerinde 2 adet şerit var, biri saati biri dakikayı temsil ediyor. Ayrıca sağ alt köşedeki numaralar da günü ve saniyeleri gösteriyor. Çok robotik bir havası var bence. Fiyatları biraz pahalı ama değiyor diye düşünüyorum. Hem görsel açıdan çok başarılı saatler hem de çok sağlamlar, su da geçirmiyorlar. Beğenen arkadaşlar bahsi geçen her modeli Elsewares‘de bulabilirler. Daha fazlası için Nooka‘nın sitesini ziyaret etmenizi önereceğim. Ayrıca Elsewares‘de çok hoş başka bir sürü aksesuar da bulabilirsiniz, hem kendiniz hem eviniz için. Bence bir göz atın.
Kategori: Aksesuar, Saat | Yorum yazılmamış »
31 Temmuz 2008
Bu sefer erkekler için bir liste yaptım. Çeşit çeşit tarzda kıyafetin altına yakışabilecek çok şık ayakkabılar seçtim. Benim favorilerim de mevcut aralarında. Türkiye’de bulabileceğiniz bire bir modeller değiller ama belki benzerlerine rastlarsanız aklınıza gelir. Öncelikle kendime kırmızısını almayı planladığım bir modelle başlıyorum; Nike vintage terminator. Eskitilmiş görüntüsü sebebiyle salaş kıyafetlerinizin altında çok güzel duracağına eminim. Birlikte giymek için yine eskimiş, açık renk bir kotunuzu tercih etmenizi tavsiye edebilirim. Farklı renk seçenekleri de mevcut, kırmızı ve lacivert. Ayrıca benzer bir model olan vintage dunk high’da çok daha fazla renk seçeneği var. Nerelerde bulabilirsiniz peki bu ayakkabıyı? Urban Outfitters‘da mevcut fakat ben en son kırmızı ve lacivert seçeneklerini görmüştüm. Ebay‘de bulabilirsiniz ve tabi ki Nike‘nin kendi sitesinde.
Simdi J Shoes‘dan bir modelle devam ediyoruz. Bu ayakabı böyle hem spor hem abiye olarak kullanılabilir. Kumaş pantolon altına da giyebilirsiniz, kot yada şort altına da uygun olur. Biraz daha derli toplu bir model bu. Bu sebepten mesela işle ilgili bir davete gittiğinizde hem şık hem rahat olmak adına tercih edilebilir. Üstünüzde bir gömlekle gayet hoş duracaktır. Yaz kış tercih edilebilecek bir ayakkabı olduğu düşüncesindeyim. Bu modeli beğendiyseniz Shoes‘da bulabilirsiniz. Farklı model seçenekleri için J Shoes‘un kendi sitesini öneriyorum. Ayrıca dipnot olarak veriyim Shoes‘da aklınıza gelen her tarzda bir sürü ayakkabı bulabilirsiniz. Harika ayakkabılar var.
Yine Shoes‘da bulabileceğiniz bir ayakkabı var şimdi. Ben Sherman imalatı bir gangster ayakkabısı. Gangster ayakkabıları çoğunluka siyah beyaz oluyor, fakat ben onlardansa düz renk olanları daha çok beğeniyorum. Beyaz bir t-shirt, siyah ince askılar ve koyu renk skinny siyah bir pantolon altında nefis durur bu beyaz gansgterler. Koyu renk skinny bir kot da tercih edilebilinir. Kafanıza bir fötr şapka gözünüze de eski bir Ray-Ban wayfarer takmayı da ihmal etmeyin. Eğer siyah beyaz sevenlerdenseniz, Ebay‘e bir göz atmanızı tavsiye edebilirim, orada çokça bulunuyor.
Şimdi hem deseni hem de rahatlığı açısından mevsime çok uygun bir ayakkabıdan bahsedeceğim. Converse’in çıkardığı bu modelin adı reggae. Türkiye’de olduğunu sanmıyorum ama Converse‘in sitesinden edinebilirsiniz beğenirseniz eğer. Ağustos sıcaklarında, altınızda bir şort, üstünüzde bol, rahat bir gömlek ve ayağınızda bu reggae’ler ile çok rahat edeceğinizi biliyorum. Reggae seven arkadaşların çok hoşuna gidecektir. Bu arada bir bilgi vermek istiyorum. Yurt dışından ayakkabı siparişi vermek, kargo parası dahil, Türkiye’de alacağınız fiyata eşdeğer oluyor neredeyse. Eşdeğer oluyor, eğer markaların sitelerinden sipariş verirseniz. Alışveriş sitelerinden almayı tercih ederseniz, daha az para ödeyeceğiniz aşikar. ”Onu bunu bırak sen, bu sıcakta ne ayakkabısı be arkadaşım” diyenler için, ki
benim de yazın bir numaralı tercihim olan flip floplardan bahsedeceğim. Hepimizin parmak arası olarak bildiği bu terliklerin en önemli özellikleri naylondan veya ter çeken kumaştan yapılıyor olması. Koku ve bakteri oluşumu yapmayan bu terliklerin çoğunluğu su tutmadığı için kayma riskini de ortadan kaldırıyor. Ayrıca her türlü kıyafetin altına da gidiyor bu terlikler. İster pantolon giyin, ister şort, bayanlar için de geçerli bu. Her türlü kıyafetin altında güzel duruyor. Hem rahat hem de sağlıklı. Sıcakta ayaklar hava alıyor, pişmiyor. Ben Havaianas‘tan bir model seçtim koyu renk, farklı renk seçenekleri de mevcut. Ama tabi bu terlikleri yurt dışından
almanızı tavsiye etmem. Burada da uygun fiyata, kaliteli bir tane bulmak mümkün. Şimdi yazın pek tercih edilmeyebilecek bir Adidas’la devam ediyoruz. Ben zaten bu listeyi yaz mevsimini baz alarak değil de erkeklerin her mevsim her türlü kıyafetin altında kullanabilecekleri ayakkabılardan bahsetmek adına yapıyorum. Bu bilekli Centennial Mid, Nike vintage’ı pek beğenmeyenler, aynı modelde daha bir günümüz havası arayanlar için alternatif olabilir. Siyah olduğundan kullanım alanı da hayli geniş olacaktır. Bu modellerin çoğu unisex oluyor ya da çok ufak farklılıklar oluyor erkek ve kadın modelleri arasında. Merak eden bayan arkadaşlar varsa söyleyeyim dedim. Çünkü ayakkabı kadın-erkek, herkes için çok önemli bir mevzu kılık kıyafet alanında. Kıyafetiniz çok basit olsa bile ayakkabınız ve aksesuarlarınızla bambaşka bir havaya bürünebilirsiniz. Benim aksesuarlarımla aramda değişik bir bağ oluşuyor. Bir de gördüğümde ‘maa’ diye cılız bir ses çıkartmışsam (Corc bilir:), gerçekten aşırı severek almışım demektir. Böyle Reçel (kedim) ortada bıraktığım bir yüzüğümü alıp oynamaya başlarsa sinirleniyorum çok. Olur da kaybedersem ya da bir gözlüğüm falan kırılsa
gerçekten çok üzülüyorum, yerine başka bir alternatif olmayacak gibi geliyor. Nihayetinde aksesuar, ayakkabı bunlar önemli şeyler, kıyafeti gösterirler diyelim ve son ayakkabımıza geçelim. Bu ayakkabı sitenin bağlantılarında da bulabileceğiniz Milk Boutique‘ten. Double Identity diye bir model, bence çok şık. Herkesin öyle veya böyle, bilekli bileksiz bir beyaz ayakkabısı olmalı dolabında. Dediğim gibi bu çok şık bir ayakkabı, bir çok kıyafetle kombine edilebilir. Dar kıyafetlerle çok güzel olacağına eminim. Double Identity başlığı altında farklı görünümde modeller de var. Fakat ben en çok bunu beğendim. Dilerseniz bağlantılardan göz atabilirsiniz.
Umarım yardımcı olabilmişimdir. Bence yukardaki tarzlarda ayakkabılar herkesin dolabında var olmalı. Altına giyecek ayakkabınız olduğu sürece dolabınızdaki herşeyi değerlendirmeniz mümkündür. Ta taa..
Kategori: Ayakkabı, Tavsiye | Yorum yazılmamış »
28 Temmuz 2008

Farklı şehirlerin sokak stillerinden seçmeler..
Kategori: Genel | Yorum yazılmamış »
26 Temmuz 2008

Corc’u giydirdim. Bazılarını kendi dolabından seçtim, gözlük ve saati ise Fredflare‘den ekledim. Erkeklerde, seçtikleri t-shirt’ün içine sırıtmayacak bir gömlek giymeleri kıyafete değişik bir hava katar, basit bir t-shirt giymemiş olursunuz. Yaz aylarındayız pantolon yerine rahat bir şort da tercih edebilirsiniz. Spor ayakkabı beyaz olsun derim ben, hafif bilekten olsun. Aksesuar.. Giyilen her neyse onu gösteren şeydir, ona göre seçim yapalım, gösterişli olsun ama sırıtmasın. Bu yaz sıcağında o siyah kürkü niye koydum diye soran arkadaşlar vardır. Ya burada tam belli olmuyor sanırım ama gerçekten harika bir kürk o. Kış için ideal, Corc’a almalı böyle birşey. Dilerseniz Uber Vintage Store‘da kürke ve başka birşeylere bir göz atabilirsiniz. Ne de olsa önümüz sonbahar kış. Erkekler için de çok güzel şeyler var. Fiyatlar da uygun, birden fazla şey satın almayı düşünürseniz kargo fiyatı da uygun hale geliyor. İşte böyle..
Kategori: Gömlek, Gözlük, Kürk, Pantolon, Saat, Spor Ayakkabı, T-shirt, Şapka | Yorum yazılmamış »
26 Temmuz 2008

Dolabımdan seçmeler..
Kategori: Benim dolabım, Genel | Yorum yazılmamış »
25 Temmuz 2008

Çarşamba dedik bir çıkalım bakalım ne var ne yok dışarıda. Taksime indik, gezdik dolaştık. Sıcak beyninize vururken çok akıllıca olmadığını farkediyorsunuz aktivitenizin ama çıktık artık bir kere, bir de gerçekten çok sıkılmıştık. Her yer hala indirimde ondan çok kayda değer birşeyler kalmamış, öyle bir kaç parça güzel birşeye rastladık ancak. Sarı blûzu Top Shop‘ta gördük, kot şort Levi’s slouch modeli. Sonra tulumu Anabala Pasajı’ndaki Roll’dan aldım. Yine pasaj içi dükkanlardan bir kaç birşey aldık. Ben zaten pek yaz insanı değilim. Bir ay falan iyi hoş geliyor ama ilkbahar ve sonbahardır bence mevsim. Hem bahar mevsimlerinin kıyafetleri daha çok ilgimi çekiyor hem de havalar daha iyi oluyor. İlkbahar yakmıyor, üşütmüyor, sonbahar ise biraz daha serince oluyor. Lafı nereye getireceğim, sıkıldım artık yazdan bitsin diyorum. Ne dışarı çıkıp gündüzleri rahatça gezebiliyorsunuz, ne alışverişe çıkabiliyorsunuz. Sırılsıklam oluyorsunuz her halûkarda. Anlayacağınız sıcak sebebiyle öyle bizim de istediğimiz gibi bir aktivite olamadı, verimli değildi yani. Gerçi etrafta da çok birşey yoktu cidden. Havalar serinlesin biraz, şöyle eylül ekim gibi daha iyi olacağını ve siteye de daha iyi yansıyacağını düşünüyorum.
Kategori: Genel | Yorum yazılmamış »
22 Temmuz 2008

Çok bulutlu ama yine de aşırı sıcak bir salı günü. Dışarıda işi olanlar ya da arkadaşlarıyla vakit geçirecek olanlar olabilir. Böyle kapalı bir günü biraz renklendirmek iyi olacaktır. Pantolon giymenizi tavsiye etmem çünkü bacakları pişiriyor gerçekten ama tabi pantolon tercih edenleriniz de olabilir. Ben derim ki şöyle en renkli tshirt’ünüzü alın, altına da uyumlu bir şort düşünün, kot şort da olabilir. Ayaklarınıza spor ayakkabılarınızı geçirin, elinize de eğlenceli portföy bir çanta.. Benzer bir görüntüyü ben yukarıda oluşturmaya çalıştım. Akşama bir arkadaşımın doğum günü var. Şayet gidecek olursam böyle bir kombinasyon düşünüyorum. Akşamı da dışarıda geçirecek olan arkadaşlar üzerlerine ince yazlık bir hırka gibi birşey almayı ihmal etmesin.
Kategori: Spor Ayakkabı, T-shirt, Tavsiye, Çanta, Şort | Yorum yazılmamış »